Canlı gösteriye giriş
Basilica Cistern’a sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan tarihi Abud Efendi Mansion’ın kapılarından içeri adım atın ve İstanbul’un en ünlü hikâyelerinin etrafınızda canlandığını hissedin. 45 dakika boyunca bir tiyatrodan çok bir zaman makinesi gibi hissettiren bir odada oturursunuz. Zengin dönem kostümleri içindeki oyuncular anlaşılır bir İngilizceyle konuşur; sahne boyunca İngilizce ve Türkçe altyazılar yer alır, böylece her ziyaretçi hikâyeyi kolayca takip edebilir.
Sekiz bölüm art arda sahnelenir. Medusa ile gölgeler içindeki ininde tanışırsınız, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Galata Tower’dan kendini bırakışını izlersiniz, Sultan Mehmed’in Constantinople’un fethindeki zaferine tanık olur ve Dervişlerin huzurlu dönüşünü hissedersiniz. Modern ışıklar ve projeksiyonlar duvarları ve tavanı doldurarak her sahneyi yaşayan bir tabloya dönüştürür. Toplar ateşlendiğinde ses tüm salonu titreştirir, Sufi neyleri yükseldiğinde ise yumuşar.
Gösteri her gün sahnelenir; bu da müze ziyaretleri arasında veya Sultanahmet Square’de yapacağınız bir yürüyüş sırasında programa kolayca ekleyebileceğiniz anlamına gelir. Istanbul Tourist Pass®’e sahipseniz ekstra bilet almanıza gerek yoktur; içeri girip yerinizi alabilir ve seyahat bütçenize dokunmadan efsanelerin sizi alıp götürmesine izin verebilirsiniz.
Bu harika deneyimin yanı sıra 100’den fazla popüler cazibe merkezine erişim için Istanbul Tourist Pass®’inizi hemen satın alın!
Legends of Istanbul Canlı Gösterisi’ne ulaşım İstanbul’un birçok noktasından kolay ve rahattır. Bu ikonik mekâna ulaşmanıza yardımcı olacak kısa bir rehber:
Abud Efendi Mansion: Alemdar Mahallesi, Alemdar Cd. No: 3, 34110 Fatih/İstanbul
Konak, İstanbul’un tarihi yarımadasının tam kalbinde yer alır. Basilica Cistern’ın hemen yanında ve Hagia Sophia Mosque’a çok yakındır.
Tramvay ile: Bağcılar ile Kabataş arasında çalışan T1 tramvayına binin ve Sultanahmet durağında inin. Alemdar Caddesi boyunca yaklaşık iki dakika düz yürüyün. Abud Efendi Mansion, 3 numarada Basilica Cistern’ın hemen yanında bulunur.
Otobüs ile: Eminönü veya Sultanahmet Square yönüne giden şehir otobüsleri sizi mekâna yakın bir noktada indirir. Bilinen hatlar arasında 28, 28T, 46Ç ve Taksim’den kalkan 70FE bulunur. Eminönü’nden on dakika yokuş yukarı yürüyebilir veya T1 tramvayıyla iki durak giderek Sultanahmet’e ulaşabilirsiniz.
Yürüyerek: Zaten Old City’yi mi keşfediyorsunuz? Hagia Sophia veya Blue Mosque’tan Sultanahmet Square’i geçin, Alemdar Caddesi’ne dönün ve bir dakikadan kısa sürede konağa ulaşın. Basilica Cistern’dan hemen önceki taş kapıyı arayın.
Legends of Istanbul sadece bir tiyatro ziyareti değildir. Müzik ve hikâyenin gerçek zamanlı olarak buluştuğu, şehrin tarihinin kalbine yapılan canlı bir yolculuktur. Kısa bir ziyaret içinde Medusa’nın gölgesinden Hezarfen Ahmet Çelebi’nin gökyüzüne uzanan hayaline kadar uzanırsınız. Oyuncular anlaşılır İngilizce konuşur, iki dilde altyazı sunulur ve son teknoloji ışık tasarımı her duvarı adeta bir sahneye dönüştürür. Geçmişin odanın içinde canlandığını ve sizi daha yakından bakmaya davet ettiğini hissedersiniz.
Her Gezgin İçin Bir Hikâye
Sekiz bölümün her birinin kendine özgü bir atmosferi vardır. Bir anda Osmanlı davullarının kuşatma sahnesinde yankılandığını izlersiniz. Bir sonraki an, bir derviş sessizce dönerken tek bir ney sesi salonu doldurur. Her sahne farklı bir duyguya dokunmayı amaçlar; böylece aileler, tek başına gezenler ve tarih meraklıları için akılda kalacak bir an mutlaka vardır.
Kırk Beş Dakikada Canlı Tarih
Her yolculukta zaman değerlidir. Legends of Istanbul bunun farkında. Bir saatten kısa sürede şehrin en ünlü hikâyelerinin birçoğunu dinlersiniz. Hikâye hiç durmaz ama asla aceleye getirilmiş hissettirmez. Perde kapandığında modern Sultanahmet’e geri adım atar ve çevrenizdeki simge yapıları artık bambaşka bir gözle görürsünüz.
Sekiz Efsanevi Bölüm
Medusa'nın Laneti: Işıklar yavaşça sönerken suyun hafif dalgaları mekâna yayılır. Yerebatan Sarnıcı’nın yılan saçlı bekçisi gölgelerden yeşil ve altın bir ışıltıyla ortaya çıkar. Sütunlar su altındaki bir saray gibi parıldarken gurur, intikam ve kalıcı gücün hikâyesi sahnede hayat bulur.
Kız Kulesi Kehaneti: İstanbul Boğazı’ndaki ünlü kule gözlerinizin önünde yükselirken duvarlarda yumuşak bir sabah manzarası belirir. Hikâyede bir kral baba, cesur bir prenses ve fısıldanan bir kehanet kaderin öyküsünü örer. Bir yılan kaderin içinden süzülürken romantizm ve trajedi iç içe geçer.
Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Uçuşu:Rüzgâr tavanda esip geçerken Galata Kulesi’nin silueti yukarıda belirir. Hezarfen el yapımı kanatlarını açtığında her çırpışı hissedersiniz. Atlayışı onu Haliç’in üzerinden taşır; müzik yükselir ve sahne görkemli bir doruğa ulaşır.
Konstantinopolis’in Fethi: Davullar uzaktan gelen bir gök gürültüsü gibi yankılanır. Kalabalığın arkasında toplar patlar. Genç Sultan Mehmed sahneye girerken şehir surları dev projeksiyonlarla yükselir. Tarihin dönüm noktalarıyla dolu bu sahnede strateji ve cesaret buluşur.
Topkapı Sarayı’nda Hürrem Sultan: Kadife perdeler açılır ve sarayın zengin koridorları görünür. Koyu kırmızı giysileriyle Hürrem Sultan sahneye gelir; gözleri zekâ ve hırsla parıldar. Esaretten imparatorluğun en güçlü kadınlarından birine uzanan yolculuğunda entrika, tutku ve siyasi ustalık iç içe geçer.
Mimar Sinan’ın Bakışı: Yukarıda taş kemerler süzülür; havada cami çizimleri parıldar. Sinan, hayallerini inceleyen bir baş mimar gibi aralarında yürür. Dengeyi, ışığı ve insan yaratıcılığını kutlayan sahne, Süleymaniye Camii ve Sultanahmet Camii’nin siluetlerine dönüşür.
Şehrin Kalbi Ayasofya: Koro sesleri ışıkla dolu bir katedralin içinde yankılanır. Mermerden minarelere uzanan sütunlar dönüşür. Yüzyıllar gözlerinizin önünde değişirken büyük kubbe kiliseden camiye, müzeden tekrar ibadet mekânına uzanan yolculuğunu anlatır. Sahne ortak inanç ve dayanıklılığı kutlar.
Mekân Hakkında: Abud Efendi Konağı
Gösteri, varlıklı Abud ailesi tarafından inşa edilen 19. yüzyıldan kalma bir konakta sahnelenir. Kalın taş duvarlar yazın serin, kışın sıcak bir ortam sağlar. Yüksek ahşap kepenkler şehir gürültüsünü keser; böylece sahne ister fısıldasın ister gürlesin hiçbir şey dikkatinizi dağıtmaz. Tiyatro sınırlı sayıda misafir ağırladığı için her koltuk sahneye yakındır. Medusa gözlerini kaldırdığında ya da Hürrem Sultan sessiz bir karar verdiğinde yüzündeki en küçük ifadeyi bile görebilirsiniz.
Işık, Ses ve Sahne Sanatı
Yaratıcı ekip geleneksel sahne sanatını modern projeksiyon teknolojisiyle birleştirir. Özel animasyonlar saniyeler içinde tavana kaleler, gökyüzü veya denizler yansıtır. Ses tasarımı ise odanın etrafına gizlenmiş hoparlörlerle desteklenir. Top sesleri arkanızdan gelir, ardından ziller başınızın üzerinde çınlar. On beş el yapımı kostüm, ince işlemeleri ve değerli taş tonlarındaki kumaşlarıyla hareket eden ışık altında parlayarak illüzyonu tamamlar.
Gününüzde Mükemmel Bir Mola
Konağın konumu Yerebatan Sarnıcı’na birkaç adım, Ayasofya ve Sultanahmet Camii’ne ise yürüyerek beş dakikadan daha kısa mesafededir. Bu sayede gösteriyi sabah gezileri ile akşam yemeği planlarınızın arasına kolayca ekleyebilirsiniz. Istanbul Tourist Pass ile ekstra ücret ödemeden içeri girersiniz; böylece kısa bir mola unutulmaz bir anıya dönüşür.
Kendi Efsanenizi Yaratın
Final sahnesi sona erdiğinde oyuncular lobide misafirlerle buluşur. Konuklar oyuncularla tanışabilir, birkaç fotoğraf çekebilir ve rollerin arkasındaki hikâyeleri sorabilir. Bu sıcak kapanış, izleyicileri yalnızca seyirci olmaktan çıkarıp gösterinin dostlarına dönüştürür. İstanbul’u daha derin bir şekilde hissederek ve yolculuğunuz bittikten sonra bile anlatacağınız bir hikâyeyle ayrılırsınız.
Şehir pasıyla İstanbul’u daha akıllıca keşfedin
Pasını Seç