Adam Mickiewicz Museum için 25 dilde sesli rehber
Adam Mickiewicz Osmanlı İstanbul’unda askeri bir görevde bulunduğu için bu evde siyasi belgeler de görülebilir. Romantik bir şair olan Mickiewicz’in hayatının sonu da bazı sırlar barındırır; bazı kişiler, bu komplo teorisini destekleyen bir kanıt olmasa da düşmanları tarafından zehirlendiğini düşünmektedir. Her şeye rağmen, Polonya’nın en büyük şairine ilham veren bu yerde keyifli vakit geçirebilirsiniz. Tablolarını inceleyebilir, Romantik şiirlerinden bazılarını okuyabilir ve hayatının son günlerini geçirdiği bu evin bodrumunda ilk mezarı bulunan büyük şairin geçmiş yaşamını ve ilişkilerini düşünebilirsiniz.
Bu, bir sanatçıyı tutamayan bir mezar! Adam Mickiewicz 1855 yılında İstanbul’da 56 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden sonra Polonya’ya nakledilene kadar kısa bir süre evinin bodrumunda gömülü kaldı. Varşova’daki Edebiyat Müzesi’nin çabaları sayesinde ilk defnedildiği yer bugün İstanbul’da ziyaret edilebilmektedir. Ölümünün 100. yılında, büyük bir ulusal şairin mirasının yaşatılması amacıyla Adam Mickiewicz Museum kuruldu. Polonya’dan gelen ziyaretçiler hâlâ hayatının son günlerini geçirdiği bu eve gelerek Adam Mickiewicz’e saygılarını sunmaktadır. İster saygı duruşunda bulunmak ister keyifli bir gezi yapmak için olsun, Istanbul Tourist Pass’nin sunduğu birçok fırsattan yararlanırken bu evi ziyaret etmeyi unutmayın.
İstanbul’daki Adam Mickiewicz Museum için ÜCRETSİZ sesli rehber ve 100’den fazla cazibe merkezi ile hizmet için Pass'ınızı Hemen Satın Alın!
Adam Mickiewicz Museum Sesli Rehberi’ne ulaşım İstanbul’un birçok noktasından kolay ve rahattır. Bu ikonik noktaya ulaşmanıza yardımcı olacak kısa bir rehber:
Adam Mickiewicz Museum İstanbul’un merkezi ilçelerinden biri olan Beyoğlu’nda yer alır, bu nedenle toplu taşıma ile kolayca ulaşılabilir.
Metro ile: M2 metro hattı ile Şişhane İstasyonu’na gidin. Oradan müzeye kısa bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz.
Tramvay ile: Sultanahmet veya Eminönü’nden geliyorsanız T1 tramvay hattı ile Karaköy’e gidin, ardından M2 metroya aktarma yapın veya Beyoğlu’na doğru yokuşu yürüyün.
Otobüs ile: Birçok şehir içi otobüs Taksim Meydanı veya Tepebaşı yakınında durur; her ikisi de müzeye yürüme mesafesindedir.
Yürüyerek: Eğer zaten İstiklal Caddesi’ni geziyorsanız, müze Beyoğlu’nun tarihi ara sokaklarında kısa bir yürüyüş mesafesindedir.
Adam Mickiewicz kimdir?
Adam Mickiewicz 24 Aralık 1798’de Belarus’ta doğmuş, 26 Kasım 1855’te İstanbul’da hayatını kaybetmiştir. Polonya edebiyatının en büyük Romantik şairi olarak kabul edilir ve 19. yüzyılın ilk yarısının önde gelen Avrupalı yazarları George Byron ve Johann Wolfgang Goethe ile karşılaştırılır. Aynı zamanda bir şair, oyun yazarı, vatansever ve Polonya’nın ulusal destanının yazarıdır.
Mickiewicz; Lausanne Academy’de öğretim görevlisi, Kovno okulunda öğretmen ve Paris’teki Collège de France’ta öğretmen olarak görev yaptı. 1848’de İtalya’da Polonya Lejyonu’nu kurdu ve sürgünde yayımlanan Polonya gazetelerinin baş editörü olarak çalıştı. 1852–1855 yılları arasında Paris Bibliothèque de l'Arsenal’in paha biçilmez koleksiyonuyla ilgilendi.
Eylül 1855’te, Kırım Savaşı sırasında Çarlık Rusyası’na karşı savaşmak üzere Polonya orduları kurma planıyla Doğu’ya son görevine çıktı. 26 Kasım 1855’te İstanbul’da, kiralık bir evde beklenmedik şekilde hayatını kaybetti. Bu ev bugün şaire adanmış bir müzenin bulunduğu yerdir.
Bir Evden Müzeye
Adam Mickiewicz, Armand Lévy ve Henryk Slualski ile birlikte Kasım 1855’te Yenişehir ve Kalyoncu Kulluk kavşağında bulunan bir evi Bayan Rudnicka’dan kiraladı. Mart 1870’te çıkan büyük bir yangın Pera semtinin neredeyse tamamını yok etti; buna Polonyalı şairin hayatının son haftalarını geçirdiği ve hayatını kaybettiği bu ev de dahildi.
Aynı yıl Jesse Ratyski arsayı İstanbul belediyesinden satın aldı ve yıkılan yapının birebir kopyasını inşa etti. Günümüzdeki Adam Mickiewicz Museum, Tatli Badem Sokak ile Serdar Omerpasa Sokak’ın kesişiminde yer almaktadır.
Mickiewicz’in kaldığı bu son yer aslında oldukça sade ve yoksuldu. Şairin ölümünden sonra Polonyalı misafirlerden biri şu yorumu yapmıştır: Onun yaşadığı dört pencereli geniş salonu görebiliyordum. Bir giriş holü vardı. Mobilyalar; bir masa, birkaç basit sandalye ve köşede saman şilteli bir yatak ile bir Türk halısından ibaretti.
Bu mekân karanlık ve nemliydi; bana, sonbaharda Ukrayna yollarında seyahat ederken bazen rastlanan han odalarını hatırlatıyordu. Şair, Bulgaristan ve Sırbistan’a yapmayı planladığı yolculuktan önce bu konaklamayı yalnızca geçici olarak düşünmüştü. Ancak 26 Kasım 1855’te burada hayatını kaybetti.
Şehir pasıyla İstanbul’u daha akıllıca keşfedin
Pasını Seç