Bilet sırasını atlayın ve Beykoz Cam ve Kristal Müzesi’ne kolayca giriş yapın.
12 tematik bölümde sergilenen 1.480 cam ve kristal eseri keşfedin.
Türk cam sanatının farklı dönem ve üsluplardaki gelişimini keşfedin.
Osmanlı sarayları için üretilmiş nadir Avrupa yapımı eserleri hayranlıkla inceleyin.
Güzelce restore edilmiş 19. yüzyıl tarihi bir binayı ziyaret edin.
Müzenin 117 farklı ağaç türü barındıran geniş bahçesinde yürüyüş yapın.
Beykoz Cam ve Kristal Müzesi giriş bileti
Beykoz Glass and Crystal Museum’da, özenle restore edilmiş 19. yüzyıl yapısı ve onu çevreleyen yemyeşil tarihi bahçeler içinde cam işçiliğinin sanatını ve mirasını keşfedin. Geleneksel Türk cam işlerinden Osmanlı sarayları için üretilen zarif Avrupa eserlerine kadar uzanan 1.480 dikkat çekici parçanın yer aldığı 12 tematik bölümü gezebilirsiniz. Koleksiyonun ötesinde, müzenin geniş bahçeleri, nadir bitkileri ve 117 ağaç türü; ziyareti sanat, tarih, mimari ve doğanın eşsiz bir birleşimine dönüştürür.
Beykoz Glass and Crystal Museum’a ulaşmak için önceden plan yapmanız gerekir; çünkü yürüme mesafesinde metro ya da tramvay durağı bulunmamaktadır. Müze, İstanbul’un Anadolu yakasında yer almaktadır.
Otobüs: En pratik toplu taşıma bağlantısı Kavacık Aktarma üzerinden sağlanır. Buradan 15TA, 136, 136T veya 136Z otobüslerinden birine binerek Cam ve Billur Müzesi durağında inin. Yola çıkmadan önce otobüsün gideceği yönü ve güncel sefer saatlerini kontrol edin; çünkü güzergâhlar ve sefer düzenleri değişebilir.
Vapur: Avrupa Yakası’ndan geliyorsanız, Sarıyer İskelesi’nden Sarıyer–Beykoz vapuruna binebilirsiniz. Beykoz İskelesi’ne vardıktan sonra müzeye taksiyle ya da yerel toplu taşımayla devam edin. Özellikle pazar günleri ve resmi tatillerde, yolculuğunuzdan önce güncel vapur saatlerini kontrol edin.
Taksi: Şoförden sizi Beykoz Cam ve Billur Müzesi, Mehmet Yavuz Caddesi No:115 adresine götürmesini isteyin. Beykoz’da birçok Milli Saraylar noktası bulunduğundan, müzenin konumunu navigasyon uygulamanızda göstermeniz önerilir.
Arabayla: Navigasyon uygulamanıza Beykoz Glass and Crystal Museum yazın ve Mehmet Yavuz Caddesi yönüne giden rotayı takip edin. Hafta sonları ve yoğun saatlerde, Kavacık ve Beykoz çevresindeki trafik daha yoğun olabileceğinden ekstra yol süresi ayırın.
Yürüyerek: Müze, İstanbul’un merkezi turistik bölgelerine yürüme mesafesinde değildir. Ziyaretçilerin yolculuğun son bölümünü otobüs, taksi veya özel araçla tamamlaması gerekir.
Beykoz Cam ve Kristal Müzesi, ziyaretçilere Türkiye’de camcılığın tarihine, ustalığına ve sanatsal gelişimine uzanan bir yolculuk sunar. Osmanlı dönemi cam üretimiyle yakından ilişkilendirilen Beykoz’da yer alan müze, adını Osmanlı döneminin en önemli cam üretim merkezlerinden biri olan Beykoz İmparatorluk Cam ve Kristal Fabrikasından alır.
Müze, başlangıçta Abraham Paşa’nın kırsal malikanesinin bir parçası olarak inşa edilmiş dikkat çekici 19. yüzyıl taş bir binada hizmet verir. Abraham Paşa, Mısır Hidivi İsmail Paşa’nın mabeyincisi olarak görev yapmış, daha sonra Sultan Abdülaziz tarafından vezirliğe yükseltilmiştir. 19. yüzyıl boyunca malikaneyi köşkler, havuzlar, kuşhaneler, bir tiyatro, ahırlar ve peyzaj düzenlemeli bahçeler ile geliştirmiştir.
Müze olarak kullanılan bina, başlangıçta malikanenin ahır yapılarından biriydi. Milli Saraylar İdaresi tarafından titizlikle restore edilerek tarihi dokusu korunmuş modern bir müzeye dönüştürüldü. Kendine özgü U planı, taş dış cephesi ve geniş iç mekânı, 19. yüzyılın mimari üslubunu yansıtarak koleksiyon için etkileyici bir ortam oluşturur.
Müze içinde ziyaretçiler, 12 tematik bölümde sergilenen 1.480 eseri keşfedebilir. Sergiler, Türk cam sanatının gelişimini izler ve farklı dönemlerden, farklı üretim geleneklerinden seçkin örnekler sunar. Koleksiyonda dekoratif objeler, ince işçilikle hazırlanmış cam eşyalar ve camcılığın zaman içindeki teknik ve sanatsal ilerlemesini gösteren parçalar yer alır.
Türkiye’de üretilen eserlerin yanı sıra müze, Osmanlı sarayları için üretilmiş seçkin Avrupa cam ve kristal parçalarını da sergiler. Bu objeler, Osmanlı sarayı ile Avrupa ustalığı arasındaki yakın sanatsal ve kültürel bağları ortaya koyar. Ziyaretçiler, üsluplar, teknikler, formlar ve dekoratif ayrıntılar bakımından geniş bir çeşitlilik gözlemleyerek cam objelerin saray yaşamında nasıl tasarlanıp kullanıldığına dair fikir edinebilir.
Ziyaret, kapalı galerilerin ötesine uzanır. Beykoz Cam ve Kristal Müzesi, yaklaşık 360 dönümlük ormanlık alan içinde yer alır ve doğal çevre deneyimin önemli bir parçasını oluşturur. Malikanenin tarihi bahçesi, Abraham Paşa tarafından özenle geliştirilmiş; o dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nda yaygın olarak bulunmayan bitkiler ve ağaçlar getirilmiştir.
Günümüzde bahçede 117 farklı ağaç türü ile birlikte çok sayıda nadir ve egzotik bitki bulunur. Zengin botanik koleksiyonu, ziyaretçilere müzeyi gezdikten sonra yeşillikler arasında huzurlu bir yürüyüş yapma imkânı sunar. Bitki örtüsünün çeşitliliği ve tarihi karakteri nedeniyle müze arazisi aynı zamanda bir botanik müze olarak da değerlendirilir.
Bu nedenle Beykoz Cam ve Kristal Müzesi ziyareti, sıradan bir sergi deneyiminden çok daha fazlasını sunar. Konuklar Türk cam sanatının evrimini keşfedebilir, Osmanlı sarayları için üretilmiş eserleri hayranlıkla inceleyebilir, restore edilmiş tarihi bir binayı gezebilir ve Beykoz’un en özgün tarihi bahçelerinden birinde vakit geçirebilir. Sanat, Osmanlı mirası, mimari ve doğa birlikteliği, müzeyi İstanbul’un kültürel tarihine ilgi duyan gezginler için zenginleştirici bir durak haline getirir.
Müzenin sergi salonları içinde fotoğraf ve video kaydı alınmasına izin verilmemektedir.
Bilet sırasını atlama hakkı yalnızca gişe için geçerlidir. Girişten önce tüm ziyaretçilerin zorunlu güvenlik kontrolünden geçmesi gerekmektedir.
Biletiniz müze girişini kapsar. Otopark, yiyecek ve içecekler, hediyelik eşya alımları ve cam atölyesine katılım dahil değildir.
Otopark ücreti ayrıca tahsil edilir ve konaklama süresine bağlı olarak değişebilir.
Kapalı sergi alanı nispeten kompakt, müzenin bahçeleri ve açık alanları ise oldukça geniştir. Çevreyi de keşfetmek isterseniz ek süre ayırın.
Kafe, oyun alanı ve bahçe bölümleri hafta sonları ve yoğun ziyaret saatlerinde daha kalabalık olabilir.
Tavşanlar, tavus kuşları ve diğer hayvanlar alanda serbestçe dolaşır; hayvanları görmeyi garanti edemeyiz.
Ziyaretçilerden sergi alanlarına girmeden önce koruyucu ayakkabı kılıfı giymeleri istenebilir.
Çocuklar için cam atölyesi ayrı ücretli bir etkinliktir ve her zaman उपलब्ध olmayabilir.
Beykoz Cam ve Billur Müzesi, Türk cam sanatının tarihine ve gelişimine adanmış bir Milli Saraylar müzesidir. Koleksiyonunda, Osmanlı saraylarında kullanılmak üzere üretilmiş Avrupa cam ve kristal eserler de yer alır.
Hayır. Müze adını bir zamanlar bölgede faaliyet gösteren Beykoz İmparatorluk Cam ve Billur Fabrikasından alır; ancak müzenin kendisi, Abraham Paşa’nın 19. yüzyıldaki çiftliğine ait restore edilmiş bir ahır binasında yer alır.
Ziyaretçiler, 12 tematik bölümde sergilenen 1.480 cam ve kristal eseri keşfedebilir. Sergiler, Türk camcılığının gelişimini izler ve Osmanlı sarayları için Avrupa’da üretilmiş eserleri de içerir.
Öne çıkan parçalar arasında Orta Çağ’a ait Kubadabad cam tabağı, revzen olarak bilinen Osmanlı vitray işleri, Memlük cam kandilleri, Çeşm-i Bülbül cam eşyaları, 19. yüzyıla ait kristal piyano ve sandalye ile Sultan II. Mahmud’un kullandığı aynalı tören arabası yer alır.
Koleksiyon, Anadolu Selçuklu döneminden geç Osmanlı dönemine kadar uzanan eserlerin yanı sıra, farklı dönemlere ait Avrupa cam ve kristal işlerini de içerir.
Evet. Müze, 19. yüzyıl mimarisini yansıtan restore edilmiş U planlı taş bir binada yer alır. Burası aslında Abraham Paşa’nın çiftliğindeki ahır binalarından biriydi.
Evet. Müze, egzotik bitkiler ve 117 farklı ağaç türü barındıran yaklaşık 360 dekar ormanlık alanla çevrilidir. Bitki örtüsünün çeşitliliği ve tarihî önemi nedeniyle bu alan aynı zamanda bir botanik müze olarak da kabul edilir.
Ziyaretçiler dış alanda tavşanlar ve tavus kuşları ile karşılaşabilir. Ancak bu hayvanlar bahçe içinde serbestçe dolaştığından, her ziyarette onları görmek garanti edilemez.
Evet. Aileler, geniş bahçesi, çocuk oyun alanı ve cam atölyesi nedeniyle müzeyi sıkça ziyaret eder. Alanda yaşayan hayvanlar da küçük misafirler için dış mekân ziyaretini keyifli hale getirebilir.
Hayır. Giriş bileti müzeye giriş hakkını kapsar. Cam atölyesine katılım ayrı bir etkinliktir ve ek ödeme ya da ön kayıt gerektirebilir. Atölye uygunluğu tarihe göre de değişebilir.